Usta İzler

Herhangi bir filtre seçin ve sonuçları görmek için Uygula'ya tıklayın

Âşık Dertli Divani’nin asıl adı Veli Aykut olup 15.01.1962 yılında Urfa’ya 12 km uzaklıktaki Kısas köyünde doğmuştur. Onun doğduğu, çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği bu köy;  Harran ovasında, etrafı üzüm bağları ve fıstık ağaçları ile çevrili bir Alevi-Bektaşi, Türkmen köyüdür. Babasının...

Bir Ekolün Doğuşu Türk Halk Müziği denildiğinde akan sular durur ve o müziğin ruhunu taşıyan enstrümanların başında şüphesiz bağlama gelir. Bağlamayı sadece bir çalgı olmaktan çıkarıp, adeta kendi sesiyle konuşturan, Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasını mızrabının ucunda taşıyan isimler...

2 Ağustos 1939 yılında Denizli Acıpayam’da doğan Özkan, bağlama çalmaya küçük yaşlarda başladı. ılk ve orta öğrenimini Acıpayam’da lise öğrenimini ise Denizli’de tamamladı. Türk halk müziğinin önemli simalarından olan Muzaffer Sarısözen, ile lise yıllarında Acıpayam’da tanıştı. Sarısözen, genç...

Aşık Veysel Şatıroğlu Kimdir?

Aşık Veysel Şatıroğlu (1894–1973) Aşık Veysel Şatıroğlu,1894’te Sivas’ın şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan Köyü’nde dünyaya geldi. Veysel’in ailesine yörede “Şatıroğulları” derlerdi. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Ali adında bir ağabeyisi ve Elif adında bir kızkardeşi...

1946 yılında Mersin'in Mut kazasında doğdu. "Karacaoğlan'la ilgili geleneği, şenliği sürdüren bir köyde büyüdü. Bir folklor grubunda oynadığı Karacaoğlan rolünden çok etkilendi ve hep kendisini sürükleyen o oyunun peşinden gitti. Musa Eroğlu, Türk Halk Müziği'nin genç kuşaklara sevdirilmesi ve...

Sayfalar

Rastgele Parça

Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevdanın hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken
Cigara içerken yahut coblanırken
Kimseyle konuşmaz dal gibi titrerdi
Çocukça sevdiği çiçeği sularken

Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar
Suçu saz çalmakmış öğrendiği kadar
Geçiyor önümden gül yüzlü Bahtiyar
Yara aldığı yerde kalan sazı kadar

Beni tez saldılar o içerde kaldı
Çok sonra duydum ki Yozgatta sürgünde
Ne yapsa etse üstüne gitmişler
Mavi gök yüzünü ona dar etmişler
Gazetede çıktı üç satır yazı ile
Uzamış sakalı çatlamış sazıyla
Birileri ona ölmedin diyorda
Ölüm ilanında hüzünle gülüyordu